Christian Dior'un Hypnotic Poison parfümü dillere destan bir parfümdür. Diğer güzide Türkiye şehirlerini bilemeyeceğim ancak İstanbul'da sokağa çıkın ve yarım saat yürüyün yanınızdan en az 2 adet bu parfümü kullanan kadın geçmezse bu blogdaki horozluğumu bırakacağım!!!
Her efsane gibi bu parfümün de ardında gerçek mi değil mi henüz anlaşılamamış şehir mitleri vardır. mesela içinde feromon olduğu ve süren kadınların erkekleri mıknatıs gibi çektiğinden tutun da daha niceleri... Kimilerine göre rakı gibi anason anason kokan ağır bir parfümdür kimilerine göre ise incelikli bir akora sahiptir..Şurası bir gerçek ki bu parfümü sürmek her baba yiğidin harcı değildir!! Bu konuda diğer herkesle hemfikirim!
Üniversite yıllarımda çıtırık bir genç kız iken haddim olmayarak!! :) bu dillere destan parfümün d&p de satılan sahte versiyonunu kullanmıştım. Sahtesiyle bile o zaman büyük sükse yaptığımı hatırlıyorum. Bu kokunun notalarında gerçekten birşey var sürdüğünüz anda daha bir femme fatale hissettirdiği gerçek. Üstelik de tüm çevremden gayet olumlu tepkiler ve bir sürü iltifat almıştım. İlk kokladığımda bana da aynı rakı gibi iç bayıcı gelmişti neden sonra git gide burnum alıştı ve parfümün alt notalarını keşfetmeye başladım çok derinlikli alt notalara sahip bence bu yüzden de kim sürerse üzerinde farklı duruyor, herkesin teninde aynı notaları ortaya çıkartmıyor..
Babam bu hafta yurt dışına çıkıyor ona bu parfümün orjinalini ısmarladım artık 3 senelik evli genç bir kadınım hani şebnem ferah'ın şarkısında dediği gibi "ben 30 yaşında , hayatın ortasında..küçücük şeylerle mutlu olmanın peşinde..." daha 30 olmadım ama önümde sadece 3 sene var :)
Hypnotic Poison'u denemek için sabırsızlanıyorum aradan geçen yıllar bu parfümle ilişkimi çoğaltacak mı azaltacak mı göreceğiz.
