Çok çelişki doluyum bazen çok ağır geliyorum kendime... bazen çok amaçsız bazen de fazla amaçlıyım... bazen normalde tiksineceğim nefret edeceğim şeyler düşünüyorum bazen bunları kendime fısıldıyorum allahtan ortaya dökmüyorum kirli çıkılar gibi cildimin altına gömüp ortada dolaşıyorum..şuan olduğum noktadan bakınca kendime tam bir hıyarsın demek geliyor içimden... çok karanlık bir tarafım var hollywood filmlerindeki gibi ama ortam gereği yüz bulamıyor benden...what a good fortune of mine...neden normal hayatımız hiç gotik değil... hayat hiç gotik bişey değil haa üzgünken bile üzgünken arabeskleşiyor tam tersine...gotik fantazi illüzyonu süper tasarlanmış gerçekdışı bi hadise..ama güsel bişey..keşke benim de hayatım kargalarla şatolarda simsiyah gece karanlıklarında mum ışıklarında melankolik durgun ama gizemli bir takım olaylar içinde geçse...o durumun içerisinde olsam güneşli bir havayı yada parlak renkleri özleme abukluğuna da düşebilirdim gerçi..ne olacak insan ruhunun doyumsuzluğu işte...
bazen içerisinde bulunduğum "hayatım" konulu kendi kendime yaratmış olduğum oyun kuralları gereği sonradan çok salak bulduğum şeyler yapıyorum yaşıyorum bunlardan kurtulamıyorum o anda farkına varamıyorum....bazense şimdiki gibi olaya çook uzaklardan kuşbakışı bakabiliyorum..bu perspektif farklılıkları kendime değilse de sözde hayatıma kimi zaman yabancılaşmamı sağlıyor... eehh uykuya yeniden dalmak şok zor olmuyor tabi hayat memat işleri beşeri durumlar saolsun..
Aradığım bazı sırlar var bişeylerin peşindeyim ben..ama tam olarak kendime de anlayamadım bunu henüz tam ne olduklarını bilmiyorum...ama içgüdüsel olarak sanırım sürekli kafamın içerisinde bulamamaktan bilememekten boşu boşuna yaşamış olmaktan korkuyorum... yaptığım şeylerle hayatımı anlamlı kılmaya çalışıyorum sürekli...bir yandan sanırım insan ırkının habire doğurmasının sebeplerinden birini keşfetmiş olabilirim hayatlarını kendilerince anlamlı kılmak yarattıkları şeye istedikleri anlamları yüklemek...kimse çocuğunun ileride bir gerizekalı idiot olabileceğini düşünmek istemez bu anlamlara aykırıdır çünkü :))
bak blog, anlamsız olucak ama yazının burasında aklıma geldi nice zamandır içimde saklamışım ben burdan sezen aksuya what the fuck??? the diye sormak istiyorum siyasi görüşleri konusunda o kadar...şarkılarını severim ama....ayy hele bir anım var anlatsam herkes ağlar... ben üniversitedyken ismi lazım değilin birine çok aşıktım sonra çok kavga etmiştik bir akşam deli gibi de yağmur yağıyordu...sabahı zor etmiştim evden çıkıp gidebilmek için zira bilmediğim bi şehirdeydim. sabah olup da çekip giderken kapıda son bir bakışmamız olmuştu filmlerdeki gibi bişey söylemicek misin dediğimde -ki bu aslında söyle be gerizekalı da gitmiimmm demektir- boş boş bakmıştı yüzüme...sonra ben sabah soğuğuyla sokakta yürüdüm yürüdüm tam sokağın köşesinden dönüp gözden kaybolacakken çevredeki bir dükkandan avaz avaz son ses sezen in gidiyorum bütün aşklar yüreğimde gidiyorum kokun hala üzerimde... şarkısı çalmaya başladı o ana dek kendini tutmuş olan ben gözyaşlarımı deli gibi akıtırken bir döndüp arkamı baktım ki, ismi lazım değil gerizekalı da koşmuş gitmee diye peşimden gelmiş..ne andı ama :)) film karesi mübarek...öncesi sonrası çok gereksiz ama bu an hayatımda her zaman zamanlaması tutan şarkıyla bir anımsayacağım bir kare...
uykum geldi....

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder